Burak Özbağcı

Koç Üniversitesi’nde ders verme tecrübelerim

2002 yılından beri Koç Üniversitesi’nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi 35 farklı section’da anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara da 70-80 kişilik büyük sınıflara da ders verdim. Tecrübelerimi paylaşmak için bu notları yazdım.

2002 yılından beri Koç Üniversitesi’nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi 35 farklı section’da anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara da 70-80 kişilik büyük sınıflara da ders verdim. Tecrübelerimi paylaşmak için bu notları yazdım.

İlk Hafta

İlk derse çok önem verir ve mutlaka çok iyi hazırlanırım. Öğrencilerle ilk tanışmada, onların saygılarını kazanmaya ve ilgilerini çekmeye çalışırım. O dersi anlatmaya ne kadar hevesli ve hazırlıklı olduğumu öğrenciler ilk derste mutlaka hissedeceklerdir. İlk birkaç derste yaratacağım atmosfer dönem boyunca dersin havasını belirler.

Her dönem başında, ilk derse gitmeden önce KUAIS’den öğrenci listesine bakarım. Öğrencilerin resimlerine bakıp en azından birkaç tanesinin ismini ezberlerim. Az öğrenci varsa sınıfta, ilk ders hepsinin ismini ezbere bilirim. Büyük sınıflarda, ilk birkaç hafta yanımda resimli sınıf listesini götürüp öğrencilerin isimlerini öğrenmeye çalışırım. Öğrenciler kendilerine isimleriyle hitap edilmesinden cok memnun oluyorlar.

İlk ders kendimi tanıtırım, aldığım egitimi ve hem Amerika’daki hem de KU’daki tecrübelerimi anlatırım. KU’daki derslerin Amerika’nin çeşitli üniversitelerinde verilen derslerle aynı seviyede olduğunu ve dolayısıyla alacakları eğitimin uluslararası düzeyde olacağını söylerim. Ders esnasında uyulması gereken kuralları dönem başında açıkça anlatırım:

  • Derse geç gelmek ya da erken çıkmak yok.
    Elbette derse 5-10 dakika geç gelen olursa, onu sınıfa alırım ama önce ismini sorar sonra da neden geç geldiğini açıklamasını ve bir daha geç gelmemeye çok dikkat etmesi gerektiğini söylerim. Bu öğrenci bir daha geç gelmemek için elinden geleni yapacaktır. OgÖğrencilere geç gelince dersi böldükleri ve diğer öğrencilerin dikkatini dağıttıkları için geç gelmemeleri gerektiği hatırlatırım. Ders arasında herhangi bir öğrencinin çok acil bir durum olmadikça dışarı çıkmasına izin vermem. Onbir yıldır Koç Üniversitesi’nde ders veriyorum ve her dönem başında bir öğrenci beni test etmek için dersin ortasında dışarı çıkmaya kalkar! Verdiğim tepki bütün dönem boyunca sınıfta uygulayacağım disiplin konusunda belirleyici olur.
  • Cep telefonları/tabletler sıraların üzerinde bulunmayacak; ceplerde ya da çantalarda duracak,ve kesinlikle kullanılmayacak.
    Ögrenciye bu tur aletlerin derste kullanması konusunda en ufak bir izin verirsem, bu dönem içinde giderek bir rutin halini alir ve dönem sonunda istisnasız herkes beni takip etmek yerine ufak ekranları izlemeye başlar.
  • Öğrenciler kendi aralarında ancak ben izin verdiğim zaman konuşabilirler.
    Birkaç öğrencinin kendi arasında konuşması beni ve diğer öğrencileri rahatsız eder ve dersi böler. Özellikle kalabalık sınıflarda bu mutlaka uyulması gereken bir kuraldır.

Bu kuralları özellikle ilk iki hafta çok dikkatle uygularım. Daha sonra dönem boyunca bu disipline oğrenciler de alışırlar ve dersteki bu disiplin onların da hoşlarına gider. Geç gelen olsa bile, sesizce bir yere oturmaya ve dikkatleri dağıtmamaya özen gösterir.
Yine ilk derste syllabus’u anlatırım, derste nasıl not verileceğini çok net söylerim. Syllabus’un bir kopyasını dersin web sayfasına koyar ve dönem bitene kadar kaldırmam. Öğrencilerin alacakları notu önemsemelerinive bu konuda soru sormalarını normal karşılarım. Sorularına mutlaka cevap veririm. Dönem boyunca sadece bir ana ders kitabı kullanılmasında fayda var bana göre.

Derse Hazırlık

Her dersten önce mutlaka hazırlık yaparım. Bu daha önce defalarca verdiğim calculus gibi bir derste 20-30 dakika / yeni vereceğim bir derste 1-2 saat olur. O derste söyleyeceğim en önemli cümleyi/temayi/teoremi belirlerim (bu calculus da bir section demek) ve bütün dersi bu fikri merkeze koyarak en iyi nasil anlatacağımı düşünürüm. Her ders çoğunlukla sadece bir fikir uzerine yoğunlaşırım ve benim için bunu öğrencilere tam olarak anlatabilmek yeterlidir.

Bazı Alışkanlıklar

Derse her zaman düzgün/ temiz/ abartısız bir kıyafetle giderim. Mesela derse kot pantolon ve spor ayakkabıyla hiç gitmemişimdir. Çoğu zaman birkaç dakika önce sınıfa girer öğrencilerle sohbet ederim. Anlatacağim konunun notlarını, her ne kadar konuya hakim olsam da, mutlaka yanımda götürürüm.

Calculus derslerinde rastgele sorular yerine çözümünü daha önceden iyi bildiğim ve hesabını yaptığım soruları çözerim. Başladığım bir problemi sonuna kadar detaylı bir şekilde çözerim. Her ders yanımda renkli tahta kalemi götürürüm ve tahtaya okunaklı ve büyük harflerle yazmaya özen gösteririm. Her dönem başında Kayıt İşlerinden bana dört büyük tahtalı bir sınıf vermelerini rica ederim. Sınıf koşulları dersi cok büyük ölçüde etkilemektedir.

Öğrencilerin ders esnasında herhangi bir anda beni durdurmalarına izin veririm. Sorulan soruyu asla aptalca bulmam ve samimi bir cevap veririm. Tahtaya yazı yazmadığım zamanlar yüzümün öğrencilere dönük olmasına çok dikkat ederim. Ellerimi yana açip sorulara açık bir vücut dili kullanırım. Genelde tahtadakileri defterlerine yazmaları icin fırsat verip, ondan sonra konusmaya devam ederim. Sınıfta istisnasiz butun öğrencilerle iletişime geçmek isterim. Bazısının arkada oturup tabletini karıştırmasına ya da gazete okumasına asla müsaade etmem.

Öğrencilerle her hafta en az bir email mesaji ile iletişim halinde olurum. Hafta içinde derste neler yaptığımı haber veririm. Önemli bir konuya başlayacaksam, mutlaka derse gelmelerini tavsiye ederim. Sınav tarihlerini, sınava dahil konulari email ile söylerim.

Öğrencilerin emaillerine her zaman cevap yazarım.

Ofis saatlerimde mutlaka ofisimde bulunmaya dikkat ederim. Ofis saatime gelemiyorsa bir ogrenci, randevu alarak başka bir saat gelmesine izin veririm. Her öğrencinin sınav kağıdına bakmasına imkan tanırım ve hatalarını kendisine anlatırım.

Derse Katılım ve Diyalog

Özellikle son birkaç yıldır, öğrencilerle diyaloğa ve onlarin derse katılımına çok önem veriyorum. Bazen ogrencileri gruplara ayırıp soru çözdürüyorum ve kendi aralarinda tartışmalarını teşvik ediyorum. Tartiştıkları konular hafızalarında daha fazla yer ediyor diye düşünüyorum. Bazen öğrencileri tahtaya kaldırıp birkaç cümle yazdırıyorum, sonra diğerlerinin ne düşündüğünü soruyorum. Tahtaya her zaman en iyi öğrenciler yerine sınıftaki ortalama seviyedeki öğrencileri de çıkarıyorum. Küçük sınıflarda daha güçlü öğrencileri daha zayıfların yanına koyup soruları beraber çözmelerini istiyorum.

Web Sayfası

Her ders icin mutlaka sürekli güncellenen bir web sayfasi hazırlarım. Ders çizelgesini (syllabus), ofis saatlerimi, ödev sorularinı ve bunlar içinden hangi soruların asistanlar tarafindan PS’de çözüleceklerini bu sayfaya yazarım haftalık olarak. Her sinavdan sonra, sinavlarin tam ve detayli cozumlerini mutlaka koyarım bu web sayfasına. Sınav çözümlerini dersi geçmis dönemde almış bir öğrenciye yazdırıyorum latex ile genelde, boylece iletişim kurmuş oluyorum eski öğrencilerimle.

Asistanlar ile İletişim

Dersin TA’lerinden PS’e gitmeden once cozumlerini bana gostermelerini isterim. Ogrencilerin nabzini tutmak icin TA’lerle her hafta konusurum, öğrencilerin hangi konuda sıkıntılı olduklarını anlamaya çalışırım. Bazen TA’lerin PS’lerine gider onları gözlemlerim, sonra da bazı hatalarınıı düzeltmeleri icin tavsiyelerde bulunurum. TA’lere donem sonunda alacaklari S/U notunun performanslarina göre verileceğini kesin bir dille söylerim ve bunu mutlaka uygularım.

İki yıldır Eylül ayında matematik TA’lerine eğitim verilmesinde yardımcı oluyorum. 20 Eylul 2012’de matematik bölümünde kendi başıma organize ettiğim bir toplantıda TA’lerden dönem boyunca neler istediğimizi anlattım. Bu eğitimde onlara benim hazırladığım bir tavsiye dosyasını dağıttım.

Sınıfta Teknoloji Kullanımı

Sınıfta teknoloji kullanimi matematikçiler arasinda tartışmalı bir konu. Faydalı olduğunu savunanlar kadar cok zararlı olduğunu savunanlar da var. Önümüzdeki yıllarda vereceğim bazı derslerde mümkün olduğunca teknolojiden yararlanmayı ve bu konuda tecrübe kazanmayı planlıyorum.

Ders Anlatmaktan Keyif Almak

Matematik anlatmaktan buyuk keyif alıyorum. Dersi zevkle ve hevesle anlatmanın öğrencileri de heyecanlandırdığını düşünüyorum. Aynı konuyu defalarca anlatmış olsam bile karşımdaki öğrencinin bu konuyu ilk defa duyduğunu/öğrendiğini bilmek ve onun o günkü konuyu anlamasına katkım olduğunu düşünmek çok tatmin edici bir duygu. Bir öğrencinin benim verdiğim bir dersi ilk alışında iyi bir notla geçmesi ve akademik hayatına devam edip diplomasinı alması beni çok memnun eder.

Bir matematik hocası olarak hedeflerimden biri matematiğe ilgisiz olan hatta hiç sevmeyen/çok korkan öğrencileri, matematiğin sandıkları kadar zor olmadığı ve biraz gayretle yapilabilecegi konusunda ikna etmektir.

Ders anlatmanin bir nevi sahne sanati oldugunu dusunuyorum. Dolayisiyla mumkun oldugu kadar sıkıcı/tekduze/rutin olmayan bir sunum yapmaya calisirim derste. Ögrencinin nabzini yoklamak icin gozlerine bakar ve dersi takip edip etmediklerini anlamaya calisirim. Bazen yavaslarim ve gerekiyorsa planladigimdan daha az konu anlatirim. Onemli olan karsimda oturan (ya da oturmak zorunda olan) insanlarla iletisim kurmayi becermektir.

Meselenin konuyu iyi bilmek degil, çok iyi bildiğin bir konuyu ögrencinin ilgisini çekecek şekilde ve basite indirgeyerek anlatmak olduğunu düşunüyorum.